.jpg)
Seyirci koltuğunda oturmanın imkansız olduğu bir zamandayız. Değişim, tüm gücüyle bizi kendine ayak uydurmaya zorluyor. Reddetsek de, dirensek de, eski alışkanlıklarımıza bağlı aklmaya çalışsak da... Değişim, yanı başımızda. Her şey değişiyor, hem de baş döndürücü bir şekilde... Televizyonlar, telefonlar, moda anlayışı... herkes ve her şey değişiyor. Bize düşen, yalnızca izlemek mi ? Bize düşen, başımızı umutsuzca iki yana sallayıp, eski, güzel (!) günleri özlemek mi? Yoksa, bu çılgın koşunun tadını sonuna kadar çıkarmak mı? Kararı biz vereceğiz... Ya kayıtsız kalacağız, ya reddedeceğiz. Ya da kendimizi yenilerken, yeniden bulmanın; bu heyecan verici serüvenin bir parçası olmanın keyfini sonuna kadar yaşayacağız... Yalnızca ne kadar açık görüşlü ve yenilikçi olduğumuzu göstermek için değil, değişimin gücünü her hücremizde, tek tek hissetmek için. Önce uzaklaşıp, sonra kendimize geri dönmek için değişeceğiz. Seyirci koltuğunda oturmanın imkansız olduğu bir zamandayız. Şimdi, bizim yerimiz, sürücü koltuğu...

.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)